Yargı nasıl yardırır…
“Ya üstat, doktor her şeyi yasakladı bana. Hiçbir şey yiyemiyorum!”
“Bak cancağızım, Kadıköy’de tanıdığım bir doktor var, günde beş öğün mangala izin veriyor. Ona git sen.”
Son zamanlarda hukukla ilgili mevzularda yukarıdaki durum yaşanmaya başladı.
“Abi, tanıdığım bi hukukçu var, her şeyi laikliğe bağlayabiliyor. İşini görür.”
Hakikaten görüyor vallahi…
Anayasa mahkemesinin aldığı karara başka bir açıdan bakmayı deneyelim.
Bu karar, hemen her şeyin bir şekilde anayasanın değişmez ilkelerine bağlanıp reddedilebileceği sonucunu getirmesiyle “hukukun zaferi” olarak yorumlanabilir. Hakikaten hukuk’un üstünlüğü artık sağlanmıştır. Mesela kıyafet serbestîsi ile ilgili düzenleme nasıl ki Laiklik’e bağlanıp iptal ediliyorsa, AB müzakere sürecinde yapılan reformlar da Üniterlik’e bağlanıp iptal edilebilir. (Hadi ne duruyorsunuz!)
Orman kanununu mu beğenmediniz? Hiç sorun değil. Yeter ki eş dost arasında hatırı sayılır bir hukukçunuz olsun. Onu mutlaka değişmez bir maddeye bağlayacaktır.
***
Akşam milli maç var. Otoritelerin bize pek şans vermediğine bakmayın. Otoriteler anayasa mahkemesi üyelerine de pek şans vermiyordu.
Portekiz maçına Emrelerle Nihatlarla değil de Mahkemenin 11’iyle çıkarsak kesin yeneriz. Çünkü yediğimiz her gole bir ofsayt kılıfı bulurlar, mahalle futbol kanunundan bir maddeyi bulup çıkartıp üç kornerimize bir penaltı isterler, topu taca atarlar, kambura yatarlar, çimdiklerler. Bir tek Christiano Ronaldo’yu durdurmak kalır. Onu da Christiano-Hristiyano bağlamında laiklik maiklik bi şekil yaparlar. Velhasıl bi şekilde kazanırlar. Mevzu bizim kazanmamız olduğuna göre sorun var mı?
Kılık kıyafet serbestîsini laikliğe bağlamak da, 27 Mayıs sonrası dönemin başbakanını darağacına bağlamak da mümkün ve hukukidir. Mesele hukukçunu bulmandır.
Boş ver, kızartma yemek kalbe iyi gelmiyormuş da falan filan… Geç bunları… Sen tıbbı boş ver, doktorunu bul yeter!
Röportaj için Josh’la Sheraton Oteli’nin lobisinde buluştuk. Kendisi Hilton’da kalıyordu ama benim kaldığım otelde buluşarak medyadan kaçmış olduk. Bu keyifli sohbeti zevkle okuyacağınızı tahmin ediyorum.
Bizim resmi bayramlarda, bayram kime aitse o grup azap çeker.
*Buradaki “de”, “dahi” anlamındaki “de”dir. Pratik olsun diye böyle yazılmıştır.